23 Eylül 2013 Pazartesi

Yorum: Downton Abbey - 4. Sezon 1. Bölüm


Downton Abbey'i Ağustos'un son günlerinde izlemeye başlamıştım. Dizinin türü bana pek hitap etmediği halde dizinin, bu sene izlediğim en iyi dizilerden biri olduğunu düşünüyorum. Downton Abbey için de bir tanıtım yazısı hazırlayacağım, umarım :) İngiliz yapımı bu dizinin ne kadar harika olduğunu yazmayı tanıtım yazısına saklıyorum ve dün yayınlanan yeni bölümün yorumuna geçiyorum ^_^

Dizinin geçen sezon finalinde Matthew, araba kazası geçirdikten sonra vefat etmişti. Zaten dizide sevdiğim bütün karakterler bir bir ölüyor, önce Sybil şimdi de Matthew... Ev halkının bu sarsıcı olaydan nasıl etkileneceğini az çok tahmin etmiştim zaten. Fakat bu bölümde, evdeki yas havasını dağıtacak bazı sürpriz gelişmeler de yok değildi ;)



Devamı spoiler içerir.



Bölümün başında izleyiciyi minik bir sürpriz karşılıyor: evin hanımının oda hizmetçisi Bayan O'Brien, gecenin bir yarısı evden gizlice ayrılıyor. Sanırım oyuncunun diziden çıkmak istemesi üzerine böyle bir yola başvuruldu zira ben o kadının bütün o olaylardan sonra böyle bir davranış sergileyeceğini düşünmüyorum. Diziden ayrılmasına da üzülmedim değil, son bölümlerde biraz ters hareketler yapsa da diziye ayrı bir tat kattığını düşündüğüm karakterlerden biriydi.

Gelelim Mary'ye... Dizinin ilk bölümünden itibaren bu kızdan hiç hazzetmedim ben. Zaten Matthew gibi melek bir adamın bu kadında ne bulduğunu da hiçbir zaman anlayamayacağım sanırım...Bencil, acımasız ve küstah bir genç kadındı. Şimdi ise huysuz, sevimsiz ve sorumsuz bir dula dönüşmüş. Matthew'un ölümünden en çok etkilenen kendisiydi ve bu konuda neler hissettiğini, yaşadığını düşünemiyorum bile. Ama bu üzüntünün arkasına saklanıp oğlunu ihmal etmesi... Neyse ki bölümün sonlarına doğru kendini biraz olsun toparladı. Sonraki bölümlerde oğluyla ve Matthew'un bıraktıklarıyla avunacak muhtemelen.

Çocukların bakıcılarına da bir paragraf ayırmalıyım diye düşünüyorum. O nasıl bir bakıcıdır öyle... Thomas'ın uyarısı olmasa o kadın Sybil'e kim bilir daha neler yapardı! Ben Leydi Grantham'ın yerinde olsaydım o kadını öyle kibarca kovmak yerine mutlaka bir tane yapıştırırdım. Kendisi o minik kızın tırnağını geçtim, afedersiniz ama boku olamaz. Vallahi çok sinir etti beni bu salak kadın! Neyse ki evden atıldı da çocuklarla aynı havayı bile soluyamayacak bir daha...

Bakıcı kadın kadar beni sinir eden bir diğer karakter de Edna. Kendisi Sybil gibi girişken, farklı ve çekici olayım demiş ama aslında itici, yerini bilmeyen ve saygısız bir hizmetçi olmuş. Tom'u, Sybil için vazgeçtiği bütün değerleri ona hatırlatarak yoldan çıkarmaya çalışmıştı fakat Tom, kızı reddetmişti. O zamanlar hâlâ Sybil'in yasını tutan Tom'un şimdi de Sybil'in yerinin dolmayacağını düşündüğü için kızla ilgilenmeyeceğini düşünüyorum. Tom, Edna'ya diğer hizmetçilere nasıl davranıyorsa öyle davranmıştı: kibar ve saygılı. Ama işte bu kız, Tom kendisine kaba davransa bile bundan salakça anlamlar çıkarabilecek bir kapasiteye sahip. Kendisinin en kısa sürede diziden temelli çıkmasını diliyorum.


Yorumuma baktım da, o lanet bakıcı dışında fotoğraf koyacağım bir an olmamış. Ama o durumla yorumumu kirletmek istemiyorum. Bu yüzden sevimli mi sevimli George ve Sybil'in fotoğraflarını ekliyorum ve yorumumu sonlandırıyorum. Bölümün sonunda yer alan mini fragmana göre bizi sinir bozucu fakat heyecanlı bir sezon bekliyor ;)

post signature

1 yorum:

  1. ben de o hizmetçi kızı sevmiyorum, yapışkan şey :@ çocuklar da çok büyümüş, sybil tıpkı annesi :D bu bölümü ben de sevdim güzeldi. teşekkürler yorumun için, benimle aynı fikirde olan birilerini görmek güzel :D

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...