30 Haziran 2013 Pazar

Bloglovin'!


Google Reader 1 Temmuz'da yani yarın kapanıyor. Takip ettiğiniz blogları kaybetmemek için siz de bloglovin'e geçebilirsiniz. Blogumu hâlâ takip etmediyseniz buraya tıklayarak takip edebilirsiniz :)


post signature

28 Haziran 2013 Cuma

Kitap Dostları, Kitap Tur #5 | Bir Isırık Daha - Chloe Neill | Ön Okuma + Çekiliş


Turumuz 2. gününde kaldığı yerden devam ediyor. Turumuzun ilk gününü kaçıranlar için öncelikle tur takvimini paylaşıyorum. Ardından, Bir Isırık Daha'nın ön okumasını ve tur kapsamında düzenlediğimiz çekilişi bulabilirsiniz. Keyifli okumalar, çekiliş için de herkese bol şans ^_^



Tur Takvimi


27 Haziran Perşembe

Yorum Cadısı: Kitap Yorumu
Yorum Durağım: Kitap Yorumu
SaklamaKabı: Kitap ve Yazar Tanıtımı + Çekiliş
Sihirbazın Güncesi: Karakterlerle Söyleşi + Çekiliş


28 Haziran Cuma

SaklamaKabı: Kitap Yorumu
Sihirbazın Güncesi: Kitap Yorumu
Yorum Cadısı: Ön Okuma + Çekiliş
Yorum Durağım: Alıntılar + Çekiliş



ön okuma 



çekilis

27 Haziran 2013 Perşembe

Kitap Dostları, Kitap Tur #5 | Bir Isırık Daha - Chloe Neill | Kitap Yorumu


Görüldüğü üzere ismimizi Kitap Dostları olarak değiştirdik. Yeni ismimizle, uzun bir aradan sonra 5. Kitap Turumuz ile karşınızdayız! Bu turda, Chloe Neill'in Chicago Vampirleri serisinin üçüncü kitabı Bir Isırık Daha'yı inceledik. Tur takvimimizi aşağıda bulabilirsiniz.



Tur Takvimi


27 Haziran Perşembe

Yorum Cadısı: Kitap Yorumu
Yorum Durağım: Kitap Yorumu
SaklamaKabı: Kitap ve Yazar Tanıtımı + Çekiliş
Sihirbazın Güncesi: Karakterlerle Söyleşi + Çekiliş


28 Haziran Cuma

SaklamaKabı: Kitap Yorumu
Sihirbazın Güncesi: Kitap Yorumu
Yorum Cadısı: Ön Okuma + Çekiliş
Yorum Durağım: Alıntılar + Çekiliş


YORUMUM

Serinin ilk kitabı Bazı Kızlar Isırır beklediğimden çok daha iyi çıkmıştı. İkinci kitabı olan Gece Isırıkları'nda umduğumu bulamamıştım. Üçüncü kitabı Bir Isırık Daha ise beklentilerimi fazlasıyla karşıladı.

Amacı bir savaş başlatmak olan Celina'nın Heyet tarafından salıverilmesi, Chicago'daki vampir evlerini alarma geçirmiş durumdaydı. Alarma geçen tek tür vampirler değil tabii. Şekil değiştirenlerin Kuzey Amerika Merkez Grubu, yaklaşan savaş öncesi ne yapmaları gerektiğini tartışmak üzere Chicago'da toplanacaklar. İki seçenekleri var: ya geçmişte yaptıkları gibi vampirlere yardım eli uzatmayıp Alaska'ya göç edecekler, ya da tarihlerinde bir ilke imza atıp savaşta vampirlerin yanında yer alacaklar. Bu toplantıya şekil değiştirenleri ikna etmek için Cadogan evinin Lideri Ethan Sullivan ve Muhafız Merit de davet ediliyor. Merit'in yeni görevi bu iki tür arasında arabuluculuk yapmak. Bu zaman zarfında grubun başkanı Gabriel Keene'yi hedef alan saldırılar düzenleniyor. Şimdi Merit, hem vampirlerle şekil değiştirenler arasındaki tansiyonu düşürmek hem de sürü liderine korumalık yapmak zorunda. Bunların üstüne, Ethan'la arasındaki ilişkiyi lider-muhafız düzeyinde tutmaya çalışmak da ekleniyor ve işler Merit için gittikçe karışıyor.

İlk iki kitabın aksine, Bir Isırık Daha'da vampirlerden ziyade şekil değiştirenler üzerine yoğunlaşılmıştı. Kitapta şekil değiştirenlerin özellikleri, davranışları ve dönüşümleri üzerine birçok bilgi mevcut. Serideki diğer türlerin özelliklerini merak ediyordum. Kitap, şekil değiştirenler hakkındaki bazı sorularımı cevaplamış oldu.

Serinin ilk iki kitabında karakterlere bir yakınlık hissedemediğimi yazmıştım. Fakat bu durum yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Birçok karaktere, özellikle de Merit'e bu kitapla ısınmaya başladım. Fakat aynı şeyi Ethan için söyleyemeyeceğim. Aslında ilk kitaplarda Ethan'ı sevmiştim, 'Adam bilmemkaçyüz yaşında, kim bilir başından neler geçti de Merit'e karşı böyle davranıyor...' filan diyordum. Ama yok... Adam, bildiğin dengesizmiş meğersem. Serinin ilk iki kitabı boyunca 'Acaba bu Ethan beni kitap aracılığıyla büyüsü altında filan mı tutuyordu da adama karşı sempati besledim?' diye düşünmeden edemiyorum. Neyse ki serinin üçüncü kitabında bir aydınlanma yaşadım da gözlerim açıldı, adamın ne mal olduğunu görmüş oldum. Ethan, kitap boyunca öyle davranışlarda bulundu ki kitaba girip kalbine kazık saplayasım, başını kesip bir mızrağa geçiresim ve Ethan gibi davranan karakterlere bu yolla bir mesaj yollayasım geldi. Hele ki Ethan'ın, kitabın sonlarında bir davranışı var ki... Dengesiz, kan emici, pis herif! Neyse tamam, sakinim :) 'Böyle karakterler düşmanımın okuduğu kitapta bile yer almasın!' deyip Ethan konusunu kapatayım, yoksa bu yazı kitap yorumundan ziyade Ethan'a karşı beslediğim nefreti kustuğum bir yazı olacak. 

Serinin ikinci kitabı Gece Isırıkları'nda hayal kırıklığına uğramıştım. Bir Isırık Daha'nın birçok yönüyle Gece Isırıkları'ndan daha iyi olduğunu düşünüyorum. Bunlardan biri sürükleyicilik ve akıcılık. Gece Isırıkları'nı biraz sıkılarak okumuştum. Bunun en büyük nedeni de aksiyon eksikliğiydi. Bir Isırık Daha'da ise aksiyonu bol sahneler bulunuyor. İki kitap arasındaki bir diğer fark çeviri ve yazım hataları. İki kitabın da çevirmeni aynı kişi olmasına karşın çevirinin daha iyi olduğunu, anlatım bozukluklarının ve yazım hatalarının azaldığını gördüm.

Kitap kapağından da biraz bahsedeyim. Kitabın ABD kapağına bayıldım. Kapaktaki kadın gerek fiziksel özellikleriyle gerekse giyimiyle ve kılıcıyla tam Merit! Bizim kapaktaki kadın ise Merit, saçını boyayıp 30larının sonlarındayken vampire dönüştürülseydi nasıl biri olurdu cevabını verecek türden biri. Bu kadın yerine Merit'e daha çok benzeyecek biri koyulursa, daha iyi olabilir.

Sonuç olarak, kitap gayet güzeldi. Ethan'ın egoistliğine ve dengesiz davranışlarına rağmen kitabı severek okudum. Seriye devam eder miyim bilmiyorum, ama kitaptaki bir karakter yüzünden de seriyi bırakmak istemiyorum. 



Katkılarından dolayı Optimum Kitap'a teşekkür ederiz!

post signature

26 Haziran 2013 Çarşamba

Tanıtım + Haber: George R.R. Martin - Ejderhaların Dansı (A Song of Ice and Fire, #5)


Goodreads Puanı: 4.20 (124,840 oy)
Çıkış Tarihi: 05/07/2013
Liste Fiyatı: t 25,00 | t 25,00
Sayfa Sayısı: 608 | 624

Kötülüğün yükseldiği bir vakitte olaylar; kanunsuzların, rahiplerin, askerlerin, derideğiştirenlerin, asillerin ve kölelerin büyük roller oynadığı bir sahnede geçmektedir. En zorlu dans, Ejderhaların Dansı başlamaktadır. Daenerys Targaryen, toz ve ölüm dolu topraklar üzerinde hüküm sürmektedir. Tyrion Lannister, yeni müttefikler edinmiş, bilinmezlerle dolu bir serüvene çıkmıştır. Donmuş kuzeyde Jon Kar, Sur'un ötesinden gelen buzdan düşmanlarla ve en yakınları arasından hasımlarla karşı karşıyadır.
Yedi Krallık'ın akıbeti, uçurumların kenarındadır.

Fantastik edebiyat tarihinin en iyi serilerinden.
Los Angeles Times

Edebiyat dervişi George Martin çok yaşa!
The New York Times

Ejderhaların Dansı, olması gerektiği gibi bir epik fantastik eser: tutku dolu, merak uyandıran, tatmin edici derecede detaylı, güzelce hayal edilmiş.
The Washington Post

Buz ve Ateşin şarkısı sağlam bir şekilde çok satanlar listelerinde çünkü muhtemelen en iyi fantastik seri.
Detroit Free Press

Epsilon Yayınevi, kitabın konusu ve çıkış tarihi hakkındaki bilgileri facebook adresi üzerinden duyurdu. Serinin beşinci kitabı Ejderhaların Dansı, önümüzdeki hafta çıkıyor. Serinin altıncı kitabının çıkış tarihi ile ilgili de haber var. George Martin bu zamanlarda altıncı kitabı yazıyor. Entertainment Weekly'nin George Martin'le yaptığı bir röportajda  Martin, serinin altıncı kitabı olan The Winds of Winter'ı 2014'te bitirmeyi umduğunu söyledi.

post signature

25 Haziran 2013 Salı

Yeni Tasarım


Blogumu açalı neredeyse 1 yıl olacak. Bu 1. yıl aslında, daha önce açtığım Kitap Baykuşu adlı bloguma ait, fakat isim değişikliğine giderek Kitap Baykuşu'nu Yorum Cadısı yapmıştım. Her ne kadar Yorum Cadısı'nda yayınladığım ilk yazım kış ayında olsa da ben, blogumu açtığım ve ilk yazımı yayınladığım tarihi Yorum Cadısı'na mâlediyorum. 

Aslında uzun zamandır blogumun tasarımını değiştirmek istiyordum ama bir türlü fırsat bulamamıştım. Blogumun 1. yılı yaklaşınca tasarımı değiştirme ihtiyacı hissettim ve 1. yılı yeni bir tasarımla kutlamak istedim :)

Blogumun 1. yılını yalnızca tasarım değişikliğiyle kutlamayacağım tabii. Çok yakında, birkaç hafta sürecek bir çekiliş başlatacağım, hediye ise 2013'te okuduğum ve beni çok etkileyen bir kitap olacak ^_^

post signature

19 Haziran 2013 Çarşamba

Yorum: Chloe Neill - Gece Isırıkları (Chicagoland Vampires, #2)


Kitabın Adı: Gece Isırıkları
Yazarı: Chloe Neill
Yayınevi: Optimum Kitap
Orijinal Adı: Friday Night Bites
Çeviri: Zeynep Akdede
Basım Yılı: Aralık 2012, 1. Baskı
Sayfa Sayısı: 408

Serinin ikinci kitabı Gece Isırıkları'nda beklentimi yüksek tutmuştum. Zira, Bazı Kızlar Isırır beklediğimden iyi çıkmıştı. Ne yazık ki bu sefer kitap beklentilerimi karşılayamadı.

Chicago Vampirleri Serisinin ilk kitabı Bazı Kızlar Isırır yorumuma göz atmak isteyenleri buraya alayım :)
Devamı spoiler içerir.

Kitapta olaylar kaldığı yerden devam ediyor. Merit, bir Muhafız olarak evine ve hükümdarına karşı görevlerini yerine getiriyor, düzeni korumaya çalışıyor. Fakat evler huzursuz... Bunun nedenlerinden biri Parti denilen toplu ziyafetler; vampirlerin bir grup insanı bir araya topladıktan sonra onlardan beslendikleri bu tarz eylemleri insanlar öğrenirse, vampirler ve insanlar arasındaki gerilim artabilir ve bir kriz baş gösterebilir. Celina Desaulniers'ın Heyet tarafından serbest bırakılması da bu gerilimi azaltmaya hiç yardımcı olmuyor. Ama Merit'in işi daha zor, çünkü evine ve hükümdarına bu Partileri araştırmada yardımcı olmak için ailesiyle tekrar bir arada olmak zorunda. Bunun üstüne, Ethan Sullivan'la sürekli yüz yüze gelecekleri Cadogan Evi'ne taşınma işi eklenince hayat, Merit için tam bir işkenceye dönüşüyor.

Serinin ilk kitabı Bazı Kızlar Isırır benim için sürpriz olmuştu, beklentilerimi fazlasıyla karşıladığı için Gece Isırıkları'nda çıtayı yüksek tutmuştum ben de. Ama bu sefer biraz hayal kırıklığına uğradım. Kitabın sonlarına kadar umduğum aksiyonu pek bulamadım. Fakat kitabın sonu tatmin ediciydi, olumsuzluklarının çoğunu telafi etti :)

Yazarın, Merit'in rahatsızlığını geçiştirdiğini düşünüyorum. İçindeki vampirle sürekli savaş halinde olmasına daha mantıklı bir açıklama getirilebilirdi, bence. Her ne kadar olaylardaki aksiyonun ve heyecanın yeterli olmadığını düşünsem de bunun dışındaki olayları yerinde ve mantıklı buldum. Olayların aksiyonu biraz daha fazla olsaydı kitap, tadından yenmezdi ;)

Çeviriden de bahsetmek istiyorum. Çeviri iyi değildi. Birçok cümlede anlatım bozukluğu vardı: yanlış kelime seçimleri, anlaşılmaz uzun cümleler... Bu durum, okurken çok rahatsız etti beni.

Yazarın dili basit, kitap akıcıydı. Yukarıda bahsettiğim olumsuzluklar daha az hissedilir olsaydı, kitabı severek okuyabilirdim. Yine de, okunmayacak bir kitap değil. Umarım serinin devam kitapları, Gece Isırıkları gibi değildir. Aksi takdirde, seriye devam etmeme kararı alabilirim.

Kitaptan küçük bir alıntı:
Bir kez daha dönüşüm yaşadığımı ve onun sersemliğiyle, beni kana susamış hâle getirmesiyle başka birinden kan emdiğimi ona anlatmadım Onun kanını. Ethan'ın. Bu, eve dönüş gibi olmuştu.
-Sayfa 391



ARKA KAPAK


post signature

18 Haziran 2013 Salı

Yorum: Lorraine Freeney & Tara McCarthy - Şahane Hatalar Cumartesi


Kitabın Adı: Şahane Hatalar Cumartesi
Yazarı: Lorraine Freeney & Tara McCarthy
Yayınevi: April Yayınları
Orijinal Adı: Big Night Out
Çeviri: Avi Pardo
Basım Yılı: Mayıs 2013, 1. Baskı
Sayfa Sayısı: 424

Şahane Hatalar'ın ilk iki kitabını okumuştum fakat pek beğenmemiştim. Bu yüzden, Şahane Hatalar Cumartesi'ye de bu ön yargıyla başladım. Fakat bu kitabı, diğer Şahane Hatalar'dan daha çok sevdim.
Devamı spoiler içerir.

Şahane Hatalar, diğer kitaplardan okuma şekli bakımından ayrılıyor. Kitabın ilk sayfasından okumaya başlıyorsunuz. Bölümün sonunda sizden bir tercih yapmanız bekleniyor. Yaptığınız tercihe göre belirtilen sayfa numarasından okumaya devam ediyorsunuz. Sonuç olarak kitaptaki olaylar sizin tercihlerinize göre ilerliyor. Şahane Hatalar Cumartesi'nde de olaylar okuyucunun tercihlerine göre ilerliyor. Tek fark, giriş bölümünde okuyucuya, okumak istediği karakterin cinsiyetini seçme şansı tanınıyor. Kitabın girişinde olaylar bir adamın ağzından anlatılsa da adamın yanında bir kadın karakter de mevcut, ikisi de cumartesi gecesi için ayrı mekanlara gidecekler. Okuyucu, hangi cinsiyetteki karakteri okumak istiyorsa seçimini yapıyor ve kitaba başlamış oluyor.

Okuyucuyla aynı cinsiyette olmayan ana karakterin, okuyucuyla karakterin bütünleşmesine ortam hazırlamadığını düşünüyorum. Şahsen, ben de bir erkek karakterin seçimleri yerine hemcinsimin seçimlerini okumayı tercih ederim. Çünkü yaptığım seçimler ile kitaba müdahalede bulunuyorum ve karaktere yön veriyorum. Eh, ister istemez kendimi o karakterin yerine koyuyorum. Bu yüzden, okuyacağımız cinsiyeti seçme şansı verilmesi benim gözümde büyük bir artı.

Şahane Hatalar'ın ilk iki kitabına kıyasla Şahane Hatalar Cumartesi daha çok kitap kıvamında. İlk iki kitapta, kitap okuduğumu hissedememiştim. Sanırım bu durum yazarlar ve onların üslubuyla ilgili. İlk iki kitabın yazarı aynıydı, fakat sonraki Şahane Hatalar'ın yazarları farklı. Yazarın değişmesini olumlu bir değişiklik olarak görüyorum.

Her ne kadar kitabı, ilk iki Şahane Hatalar'a göre severek okuduysam da kitabın tamamını okuyamadığım için kitabı yarım bırakmış gibi hissediyorum. Şahane Hatalar'ın okuma şeklinin özgün olduğunu düşünsem de bana pek fazla hitap etmiyor. 

Uzun lafın kısası, Şahane Hatalar Cumartesi'yi serinin diğer kitaplarına göre daha çok sevdim. Fakat okuma şekli yüzünden seriye tam olarak ısınamadım. Kitaba, kitap gözüyle değil de eğlence ya da minik bir oyun gözüyle bakıldığında kitaptan daha çok zevk alınacağını düşünüyorum. Ve son olarak da April Yayınları'na kitabı yolladıkları için teşekkür ediyorum :)

Kitaptan küçük bir alıntı:
Mark muhteşem olmakla birlikte, onunla birlikteyken sürekli onu etkileme çabası içindesin sanki, oysa Jeff ile... Jeff muhtemelen seni sevgili kedisine bebek giysileri giydirip çamaşır ipine bağladığın zamanlardan hatırlıyor ve senden hâlâ hoşlanıyor.
-Sayfa 311



ARKA KAPAK


post signature

17 Haziran 2013 Pazartesi

Yorum: Chloe Neill - Bazı Kızlar Isırır (Chicagoland Vampires, #1)


Kitabın Adı: Bazı Kızlar Isırır
Yazarı: Chloe Neill
Yayınevi: Optimum Kitap
Orijinal Adı: Some Girls Bite
Çeviri: Esra Gül Coşkun
Basım Yılı: Mayıs 2013, 4. Baskı
Sayfa Sayısı: 408

Aslında kitaptan çok fazla bir beklentim yoktu. Kitaba başlamadan birkaç gün önce kitap hakkında olumsuz yorumlara denk gelmem de bu beklentimi iyice düşürmüştü. Fakat kitap, beklentilerimin çok üstünde çıktı. Birkaç eksikliğinin/olumsuzluğunun olduğunu düşünsem de beklentilerimi fazlasıyla karşıladığını söyleyebilirim.
Devamı spoiler içerir.


Vampirler artık saklanmıyorlar, varlıklarını ifşa etmiş durumdalar. Tüm Amerika'da insanların kafası karışık, vampirlere karşı nasıl davranmaları gerektiğini bilmiyorlar. Chicago'da da durum aynı ve bu şehirde yaşayan Merit, Chicago Üniversitesi'nde tezini tamamlamaya çalışan yüksek lisans öğrencisi genç bir kadın. Zengin ailesiyle arasının iyi olduğu söylenemez. Bu yüzden, en yakın arkadaşıyla birlikte yaşıyor. Bir gün, kampüste bir vampir tarafından saldırıya uğruyor fakat Cadogan Evi'nin vampir lideri Ethan Sullivan tarafından vampire dönüştürülerek kurtuluyor. Merit, artık bir Cadogan Evi vampiri ve bağlı olduğu eve, özellikle de Ethan Sullivan'a bağlılık yemini etmek zorunda. Ama ufacık bir sorun var; Merit, kendi isteğiyle dönüşmedi ve itaat etmekten, sahiplenilmekten pek hoşlanmıyor. Bir yandan bu yeni hayatına alışmaya çalışırken diğer yandan kendisinin de bir parçası olduğu saldırıları/cinayetleri çözmeye çalışıyor.

Kitap, gerek karakterler gerekse kurgu olarak bana Charlaine Harris'in Güneyli Vampir Serisini anımsattı. İki seri arasındaki benzerlikler göz ardı edilecek gibi değil: vampirlerin kendi isteğiyle varlıklarını duyurmaları, kendi türlerinden farklı özelliklere sahip bir bayan ana karakter, ana karaktere yakın olan ve omuzlarına gelen sarı saçlarıyla güçlü bir vampir. Bu benzerlikler yüzünden kitabın başlarında kitaptan biraz soğudum. Fakat sonraki sayfalarda kitaba ısınmaya başladım ve bu benzerlikler yavaş yavaş göze batmamaya başladı.

Kitaptaki vampirleri çok...evcil buldum. Okuduğum diğer serilerdeki vampirlere fazla benzemediklerinden olsa gerek, vampirliklerini pek hissedemedim. Fakat diğer vampirlerden farklı olarak gözlerinin gümüşi renge dönmesini, özgün bir farklılık ;)

Bazı karakterlerin eksikliklerinin olduğunu düşünüyorum. Sanırım bu yüzden karakterlere karşı bir yakınlık hissedemedim. Ama karakterlerin birçok diyaloğunu keyifle, hatta bazılarını kahkahalarla okudum :) Ayrıca kitap, bazı sorularımı cevapsız bıraktı. Yazarın bu cevapları serinin sonraki kitaplarına bıraktığı kanısındayım.

Kitabın kapağından da bahsetmek istiyorum. Orijinal kapaktaki kız bana çok yapay gelmişti. Bizim kapağı daha çok sevdim ^_^

Kitabın bazı olumsuzluklarının olduğunu düşünsem de genel olarak severek okuduğum bir kitaptı. Sıkılmadan okuyacağınız vampir konulu bir kitap arıyorsanız, Bazı Kızlar Isırır tam size göre! :)

Kitaptan küçük bir alıntı:
Gerçek şu ki Merit, doğaüstü varlıkların modern dünyada kendilerini ilk kez teşhir etmeleri bu. Ve bu olay Harry Potter döneminden sonra oldu. Yüzüklerin Efendisi devrinden sonra. İnsanlar doğaüstü varlıklar ve olaylar konusunda, cadıları ve vampirleri yaktıkları zamanlara göre, biraz daha rahatlar artık.
-Sayfa 119



ARKA KAPAK


post signature

12 Haziran 2013 Çarşamba

Yorum: George R.R. Martin - Kılıçların Fırtınası: Kısım II (A Song of Ice and Fire, #3 - Part 2)


Kitabın Adı: Kılıçların Fırtınası: Kısım II
Yazarı: George R.R. Martin
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Orijinal Adı: A Storm of Swords: Part II
Çeviri: Sibel Alaş
Basım Yılı: Mayıs 2012, 1. Baskı
Sayfa Sayısı: 608

İstemeden de olsa, dizisiyle eş zamanlı olarak okuduğum bir kitaptı. İkisini birlikte götürerek kitaptaki olaylar hala hafızamdayken dizisini izlemiş oldum. Ne yazık ki bu eylemin tek avantajı buydu. Dezavantajlarından biri bol bol spoiler yemek oldu elbette. Dizideki karakterler ve olayların bazılarının kitaptakiyle farklılaşması yüzünden kitap ile diziyi aynı anda götürünce birçok olayı birbirine karıştırmam kaçınılmaz oldu. Bu sebeple, bir daha kitap ile diziyi aynı anda götürmemek niyetindeyim. Hatta mümkünse kitapları, diziden önce bitirmeyi planlıyorum :)

Yorumuma geçmeden önce, serinin bir önceki kitabı olan Kılıçların Fırtınası: Kısım I'in yorumuna göz atmak isterseniz buraya, lütfen ^_^
Devamı spoiler içerir.

Kısım I ve Kısım II aynı kitabın iki cildi olduğu için, Kısım II'nin konusunu yazarak laf kalabalığı yapmak istemiyorum. Sadece, Kısım II'nin, Kısım I'in kaldığı yerden devam ettiğini belirteyim ve yorumuma geçeyim :)

Serinin bütün kitaplarında karakterlerin hissettiklerini ben de hissettim, hem de güçlü bir şekilde. Fakat bu kitapta bir olay vardı ki yüreğimi parçaladı, Martin'e demediğimi bırakmadım. Sanırsınız ki katledilen benim ailem, benim soyum, benim insanlarım. Martin'in, Starkları kendilerine hiç yakışmayan bir şekilde öldürmesini aşırı buldum. Tamam, burası Martin'in dünyası ve istediği her şeyi yapabileceğini zaten Ned Stark gibi bir adamı öldürerek kanıtladı. Fakat kendisi, bu şekilde sevilen karakterleri öldürmeye devam edip ipin ucunu kaçırırsa, şaka kaka olabilir ve böyle zengin bir kurguya sahip bu seri göklere çıkarıldığı gibi yerin altına da sokulabilir.

Yukarıdaki olay yüzünden yazara esip gürlemiştim. Fakat yazar geliyor, başka bir olay yazıp birçok okuyucunun gönlünü almayı başarıyor. Daha 130 sayfa önce yazara ateş püsküren ben, Joffrey'in ölümünü okuyunca az da olsa duruldum. Bir okuyucunun bir yazarı aynı anda hem sevip hem de ondan nefret edeceğine inanmazdım. Martin, sokakta bulunan yaralı bir kedi yavrusu gibi; eve alırsam annem kızacak, sokakta bırakmaya da gönlüm el vermiyor. Lanet olsun, Martin! Tamam sen yaz, ben her türlü okurum senin kitaplarını :D

Kısım II, Kısım I'e, hatta serinin diğer kitaplarına göre daha heyecanlıydı. Yazarın sürükleyici üslubu ve hazırladığı bazı sürpriz olaylar sayesinde tempo hiç düşmedi. Okumaktan sıkıldığım tek bir an bile olmadı.

Gerek şaşırtıcı sonuyla gerekse sürpriz gelişmeleriyle Kılıçların Fırtınası: Kısım II serideki favori kitabım oldu. Fakat bazen kitaptan başımı kaldırıp Martin'i biraz silkeleyesim ve kendine getiresim, sevilen karakterleri öldürmeye biraz ara vermesini söyleyesim geliyor ^_^

Kitaptan küçük bir alıntı:
Bir keresinde Kral Jaehaerys, deliliğin ve dehanın aynı sikkenin iki yüzü olduğunu söylemişti bana. Ne zaman bir Targaryen doğsa, demişti, tanrılar sikkeyi havaya atar ve bütün dünya sikkenin yere nasıl düşeceğini görmek için nefesini tutar.
-Sayfa 459



ARKA KAPAK


post signature

10 Haziran 2013 Pazartesi

Bu ay ne okuyacağım? (Haziran/2013)


Finallerin bitmesi ve okulların kapanmasıyla birlikte gelen tatilin keyfini balkonda oturup kitap okuyarak çıkarmak isterdim. Fakat ülkemizde son günlerde gelişen olaylar sebebiyle kitap okumayı bırakın doğru düzgün evde duramıyorum bile. Evde durduğum zamanlarda ise gözüm hep işini dürüstçe yapan bazı haber kanallarında, twitter ve facebookta. Birkaç kez kitap okumaya çalıştım ama aklıma Taksim, Kızılay ve Gündoğdu geliyor, odaklanamıyorum. Ülkemde insanlar savunduğu düşünceler ve inandıkları şeyler için biber gazı yiyor, coplanıyor ve tazyikli suya maruz kalıyorsa kitap okumak yerine onlara destek olmaya çalışmalıyım diyorum. Fakat şu yazımda da bahsettiğim gibi, biz kitap bloggerları, kitap okuyarak da destek verebiliriz. Bu sebeple haziran ayında okumaya çalışacağım kitaplarımın çoğunu toplu kitap okuma eylemlerinde okumayı planlıyorum. Kitabım ve kitap okuyarak direnen, destek verenlerle birlikte meydanlarda olacağım; eh, daha ne olsun! :)

Haziran ayında sizler hangi kitabı/kitapları okumayı düşünüyorsunuz?


post signature

8 Haziran 2013 Cumartesi

Gezi Parkı İçin Okuyarak Diren!


Finaller de bitince kendimi kitaplara vurmak gibi bir hayalim vardı. Fakat son günlerde meydana gelen olaylar sebebiyle kitap okumak yerine Gezi Parkı eylemlerindeki son durumları takip eder olmuştum. Daha sonra Delikitap'ın blogunda yayımladığı bir yazısını gördüm ve kendisine hak verdim. Birçok ilde toplu kitap okuma eylemleri yapılıyor. Biz, kitap bloggerları olarak bu desteğimizi kitap okuyarak da gösterebiliriz. 

Ayrıca, okuma eylemlerinin yapıldığı yerlerde Açık Hava Kütüphaneleri de mevcut. Yitik Ülke Yayınları tarafından Gezi Parkı'nda başlatılan bu proje tüm yurda yayılmaya başladı. Gerek kütüphaneye kitap bağışlayarak gerekse toplu kitap okuma eylemlerine katılarak destek verebilirsiniz. Bağışlamak istediğiniz kitapları kendiniz teslim edemeyecekseniz aşağıdaki adrese kargo ile gönderebilirsiniz.


Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şb.
İnönü Cad.  Hariciye Konağı Sk.
Türel Apt.  No: 3/3  Kat: 1
Gümüşsuyu/Taksim
0212 243 78 07


#gezikütüphanesi
#direngeziparkı

post signature

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...