12 Haziran 2014 Perşembe

Yorum: Gareth Roberts - Doctor Who: Shada

Tür: Bilim Kurgu, Macera, Mizah
Goodreads Puanı: 4,24 (1.667 oy)
Orijinal Adı: Doctor Who: Shada
Yayınevi: İthaki Yayınları
Çeviri: Ülker Uyanık
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 440
Kendine has üslubuyla tanıdığımız usta bilimkurgu yazarı Douglas Adams, efsanevi Doctor Who dizisi için yazılmış ancak televizyonda yayınlanma fırsatını yakalayamamış bir senaryoyla karşımızda. Doctor Who takipçilerinin yakından tanıdığı yazar Gareth Roberts’ın ustaca romanlaştırdığı bu eserde, okurları sürükleyici bir macera bekliyor.

Doktor’un eski dostu, Zaman Lordu Profesör Chronotis emeklilik hayatını Cambridge Üniversitesi'nde sürdürmektedir – yanında birkaç zararsız eşya da getirmiştir. Fakat bunların arasında, Gallifrey'in Muhterem ve Kadim Yasaları da vardır. Üstüne üstlük bu kitabı, dünyadan haberi olmayan yüksek lisans öğrencisi Chris Parsons'a pervasızca ödünç vermiştir. Muhterem ve Kadim Yasalar evrendeki en tehlikeli eserlerden biridir ve yanlış ellere geçmesi felaketle sonuçlanabilir. Sinsi Skagra'nın kitabı elde etmesi ise, olabilecek en kötü şeydir. Skagra, evrene hükmetme eğilimli iflah olmaz bir sadist ve egoisttir. Üstelik Cambridge'e doğru yola çıkmıştır: Hedefi de kitap ve Doktor'dur...
Doctor Who: Shada, çıktığı günden itibaren alınacaklar listemin üst sıralarındaydı. Fuar zamanında kitabı, kitaplığıma eklemeyi başardım. Kitabı, yaz tatilinde okumayı düşünsem de daha fazla dayanamayıp finallere birkaç hafta kala okumaya başladım. Final haftasında kitaba ara vermek zor oldu ama finallerim biter bitmez kitaba devam ettim ve birkaç gün önce kitabı -istemeyerek de olsa- bitirdim.

Kitapta geçen olaylar, 4. Doktor zamanına denk geliyor. Doktor'un yol arkadaşı da Romana adında bir Zaman Leydisi. Doctor Who'da Doktor'u hep insanlarla yolculuk ederken izlediğim için, kitabın başlarında Doktor'un yanında Doktor kadar zeki ve TARDIS'i anlayan birinin bulunduğunu görmek beni biraz şaşırttı. Ama bu, Doktor'un yaptıklarını açıklayıp hava atmasına engel değil :) 4. Doktor, kitaba çok iyi yansıtılmıştı; hatta çoğu zaman klasik seriyi izliyormuş gibi hissettim. 4. Doktor'un bütün o çılgın davranışlarını, alaycı gülümsemesini ve koşuşturmalarını rahatlıkla gözümün önünde canlandırdım. Aynı şekilde yerlerin, olayların betimlemeleri de başarılıydı.

Doctor Who'yu 10. Doktor'la sevmiş biri olarak, kitaba başlamadan önce biraz çekinmiştim. DW izleyen herkesin kendi mükemmel Doktor'u olduğunu biliyorum. Bu yüzden 4. Doktor'un hayalimdeki ya da tanıdığım Doktor'la uyuşmayan tarafını görünce kitaptan soğumaktan biraz da olsa korkmuştum. Ama tam aksine Doctor Who: Shada, bütün Doktor'ların aynı adam olduğunu gösterdi. Kitabı okurken aklıma bir kez bile 10. Doktor gelmedi ama 4. Doktor'un eylemlerinde ve tavırlarında 10. Doktor'un da izlerini gördüm. Çünkü aralarındaki bütün o küçük farklılıklara rağmen onun hep aynı adam olduğunu, benim ve herkesin Doktor'u olduğunu anladım.

Kitabın kurgusu o kadar iyi ki, Doctor Who: Shada'yı okurken Doktor'un maceralarından birini izliyormuş gibi hissettim. Bölümlerin bitirilişlerinden olayların dramatik girişlerine kadar kurgu resmen Doctor Who'nun bölüm senaryosu havasındaydı. Fakat aynı zamanda bir romanın özelliklerine de sahipti ki kitabı böylesine sevmemin nedenlerinden biri de bu. Kitap, Douglas Adams'ın senaryosu baz alınarak Doctor Who'nun senaristlerinden Gareth Roberts tarafından yazılmış. Kitabın yazarlarına bakarak bile Doctor Who: Shada'nın kötü bir kitap olmayacağını anlayabilirsiniz.

Bütün Doctor Who bölümlerini bir perdede izliyorsanız, Doctor Who: Shada size bu bölümlerin perde arkasını da gösteriyor. Dizide Zaman Lordlarının engin bilgilerinin ve gelişmiş teknolojilerinin ürünleri görülüyor, Doktor'un bu ürünleri çalıştırmasını ve ürünlerin ne işe yaradığını okuyoruz. Ama kitapta, bunun yanı sıra bolca açıklama da mevcut. Doktor veya Romana veya bir başkası, ellerindeki ürünleri çalıştırırken ve kurcalarken neler yaptıklarını bilimsel terimler kullanarak açıklıyor. Göreceli boyutsal dengeleyicinin veya kavramsal bir geometre rölesinin ne olduğunu anlamasak da karakterlerin eylemlerini destekleyecek açıklamaların bulunması, kurguya gerçekçilik katıyor. Böylece okuyucunun kendisini TARDIS'in içinde, Romana'nın hemen yanında dururken veya Doktor'a yardım ederken bulması da mümkün.

Kitap birçok yönden DW bölümlerini andırıyor, buna akıcılığı da dahil. Finaller yüzünden kitaba ara vermek durumunda kalmıştım. Bu, o kadar zor bir eylem ki... Kaç kere bir bölüm daha okuduktan sonra ara vermeyi düşündüğümü sayamadım. Tam ara verecekken bir şekilde kitap, beni kendisine bağlıyor. Aksiyonun yüksek, şaşırtıcı olayların yerinde olması da cabası... Bu yüzden Doctor Who: Shada'ya başlayacaksanız, kendinizi bu dünyadan soyutlayıp Doctor Who'lu ruh halinize bürünmeniz hem kendiniz hem de çevreniz için daha iyi olacaktır. Eğer bir DW fanıysanız, kendinizi tamamen kitaba verdiğiniz takdirde kitaptan, diziyi izlerken aldığınız zevkin çok daha fazlasını alacaksınız.

Doctor Who: Shada yüksek aksiyonu, şaşırtıcı kurgusu ve başarılı anlatımıyla gerçekçi bir Doctor Who macerası sunuyor. Kitabın, Doctor Who izleyenleri hayal kırıklığına uğratmayacağını düşünüyorum.



Chris, Skagra'nın her an öldürülmelerini emredebileceğinin farkında olduğu için tedirgindi. Silahları yoktu, planları yoktu. Ama nasıl olduysa Doktor'un çocukça çıkışları ibreyi kendi lehlerine çevirmişti. Skagra açıkça oyuna gelmiş, dezavantajlı duruma düşmüştü. Chris, her şey gülünç bir şekilde kendisine karşıyken Doktor'un tüm ihtişamıyla bu korkunç ortama yakıştığını düşündü. Tıpkı bazı insanların barın arkasına, bazı insanların büyük ofislerdeki büyük masaların arkasına ya da bazılarının London Palladium'da kılıç yutmaya yakıştığı gibi. Burası Doktor'un 'en iyi' olduğu yerdi.





post signature

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...