24 Ocak 2015 Cumartesi

Yorum: Andy Weir - Marslı

Tür: Bilim Kurgu, Macera
Goodreads Puanı: 4,36 (59.916 oy)
Orijinal Adı: The Martian
Yayınevi: İthaki Yayınları
Çeviri: Emre Aygün
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 416
Goodreads okurlarına göre 2014'ün En İyi Bilim Kurgu Romanı!

Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.

"Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip."
-Hugh Howey, Wool serisinin yazarı

"Sürükleyici... Defoe'nun Robinson Crusoe'su sanki daha zeki biri tarafından yazılmış gibi."
-Larry Niven, Hugo, Nebula ve Locus ödüllü Halka Dünya romanının yazarı

"Bu kitap tam da benim gibi okuyucuların seveceği türden."
-John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı serisinin Hugo ve Locus ödüllü yazarı

"Andy Weir'in yazdığı Marslı şimdiye kadar okuduğum en iyi bilimsel bilim kurgu romanı. Bu romanı -başka bir kitap hakkında hiç böyle bir şey söylemedim- edebi anlamda da elden bırakmak mümkün değil."
-Dan Simmons, Hugo ödüllü Hyperion serisinin yazarı

"Marslı aklımı başımdan aldı!"
-Ernest Cline, Başlat romanının yazarı

"Aksiyon ve uzay macerasının kusursuz bir karışımı."
-Library Journal
Marslı, o muhteşem kapağıyla ilgimi çekmişti. Goodreads'te geçtiğimiz yılın en iyi bilim kurgu kitabı seçildiğini ve birçok yazarın kitap hakkında olumlu yorumlarda bulunduğunu görünce Marslı'yı alınacaklar listemin üst sıralarına yükseltmiştim. Nitekim kitap, birkaç hafta önce elime geçti ve ben de kitabı okumak için finallerin bitmesini bekledim. İyi ki de beklemişim; beklemeseydim, kitabı elimden bırakamadığım için bütünlemelere kalma şansım oldukça yüksek olurdu :D

Marslı, okuduğum en eğlenceli bilim kurgu kitabıydı. Kahkahalarla okuduğum bu kitabın ürkütücü bir yanı da var: Dünya'dan milyonlarca kilometre uzakta, koskocaman bir gezegende tek başına mahsur kalmış bir adam ve önünde ölümüne neden olabilecek sayısız olasılık var ki kendisinin de bu olasılıkların bilincinde olması, durumu daha da korkutucu kılıyor.

400 küsur sayfanın böylesine akıcı olmasını sağlayan ana etmen, bütün bu dehşet verici ölüm senaryolarını aylarca atlatmaya çalışan Mark Watney'den başkası değil. Olaylara bakış açısı farklı ve esprili; pratik zekası ise oldukça yüksek. Bu sayede Mark, Mars'ta hayatta kalmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Biz ise onun bu hayatta kalma macerasına, yazdığı günlük girişleriyle tanık oluyoruz.

Küçüklüğümden beri uzayla ilgilendiğim için Marslı'da uzun ve anlaşılması zor bilimsel açıklamalar verilseydi bile, kitabı aynı heyecanla okurdum; sadece biraz araştırma yapmak zorunda kalırdım. Marslı'da kullanılan bilimsel dil, o kadar da karmaşık değil; çoğu zaman terimlerin yanında ne anlama geldikleri söyleniyor, söylenmediği zamanlarda ise terimler yerine açıklamalar kullanılıyor. Özellikle Mark, bilimsel açıklamaları yapabildiği kadar sadeleştiriyor; kendi esprisini de işin içine katmadan duramıyor, tabii :D

Mark ne kadar zeki ve donanımlı olursa olsun; ölümün kol gezdiği bir gezegende, Mars'ta yaşamaktan bahsediyoruz. Böyle bir yerde aksiliklerin, hataların ve yanlışlıkların olması çok yüksek. İşte bu talihsizlikler, beni çok şaşırttı. Hiç beklemediğim anlarda, hiç beklemediğim yerlerde gerçekleşti. Bazılarının olacağı belliydi, zira yazar bunun sinyallerini birkaç bölüm önceden vermeye başlıyordu. Ama çoğu, bana sürpriz oldu. Bu yüzden, kitaba başlamadan önce sonuyla ilgili yürüttüğüm tahminlere de güvenemedim.

Kitabın kurgusu, öyle çok ahım şahım değil; genelde Mark'ın yüzleştiği problemlerden ve bulduğu çözümlerden oluşuyor. Kurgunun, bana göre, tek eksiği bu. Bir de belki, sonu biraz daha uzatılsaymış, daha iyi olurmuş gibi geldi bana. Aslında, bu haliyle kitaba yakışan bir son. Ama ben devamında olacakları da merak etmekten kendimi alamıyorum. Kitapla ilgili tek sorun ise yazım hatalarının fazlalığıydı ve bunlar, fark edilmeyecek gibi değildi. Bahsettiğim bu olumsuzluklar dışında, kitabın başka bir eksiğinin olduğunu düşünmüyorum.

Sürükleyici kurgusu ve esprili diliyle Marslı, aldığı ödülün hakkını veriyor. Hem bilimsel yanı kuvvetli hem de güldüren bir bilim kurgu arıyorsanız, Marslı'yı kaçırmayın. Kitap, favorilerim arasına girdi ^_^



...Mars çorak bir gezegen ve burada tamamen yalnızım. Bunu daha önceden de biliyorum, elbette. Fakat bir şeyi bilmekle, onu birinci elden tecrübe etmek arasında fark var. Dört bir yanımda toz, kaya ve her yana uzanan bitmek bilmeyen, bomboş bir çöl dışında hiçbir şey yok. Gezegenin meşhur kırmızı rengi demir oksidin her şeyi kaplamasından kaynaklanıyor. Yani burası sadece bir çöl değil. Burası öyle eski ki, gerçekten paslanmakta olan bir çöl.





post signature

1 yorum:

  1. http://gevezekitapkurdu.blogspot.com/2015/01/kendi-kitabini-yarat.html

    Mimlendin! İnanılmaz keyifli bir mim tavsiye ederim.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...